can yücel 
bu başlık toplam 3439 kez okunmuş.
  / 3
olmaz olsun
  1. "shekespeare türk olsaydı benim gibi yazardı." diyebilecek denli cüretkar ve küfürbaz bir zat. bana kufrederse sesimi cikarmayacagim nadir insanlardan. öte insan
    (sovereign, 23.08.2006 04:25)
  2. ustaların ustası.
    (gelincik, 23.08.2006 11:42)
  3. rahmetli duygu asena nın kartpostal şairi demesine
    kart sensin, postal da sana girsin diyebilecek kadar hazır cevap. tabi yeri canlı yayın değildi o ayrı.
    (giry, 14.10.2006 03:09)
  4. her sarap içişimde aklıma gelen , şöyle bir karşılıklı içemeden gittin be ustad tumcesini bana her seferinde kurduran büyük insan.. mekanı cennet olsun ..
    (ijbek, 14.10.2006 03:30)
  5. gitmek üzerine kimse bu kadar güzel yazamazdi.
    .....
    bugünlerde herkes gitmek istiyor.
    küçük bir sahil kasabasına,
    bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara...


    hayatından memnun olan yok.
    kiminle konuşsam aynı şey...
    her şeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.

    öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok.
    bir kendisi.
    bu yeter zaten.
    her şeyi, herkesi götürdün demektir.
    keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
    ama olmuyor.

    hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor.
    yani her şeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor.

    böyle gidiyoruz işte.
    bir yanımız "kalk gidelim",
    öbür yanımız "otur" diyor.

    "otur" diyen kazanıyor.
    o yan kalabalık zira...
    iş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
    güvende olma duygusu...
    en kötüsü alışkanlık.
    alışkanlığın verdiği rahatlık,
    monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
    kalıyoruz...
    kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.

    evlenmeler...
    bir çocuk daha doğurmalar...
    borçlara girmeler...
    işi büyütmeler...
    bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.

    misal ben...
    kapıdaki rex`i bırakıp gidemiyorum.
    değil bu şehirden gitmek,
    iki sokak öteye taşınamıyorum.
    alıp götürsem gelmez ki...
    bütün sokağın köpeği olduğunun farkında,
    herkes onu, o herkesi seviyor.
    hangi birimizle gitsin?

    "sırtında yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardır;
    evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin,
    kendi imalatımız küfeler.

    ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
    ölüm var zira.
    ölüme inat tutunmak lazım,
    inadına kök salmak lazım.

    bari ufak kaçışlar yapabilsek.
    var tabii yapanlar, ama az.
    sadece kaymak tabakası.
    hepimiz kaçabilsek...
    bütçe, zaman, keyif... denk olsa.
    gün içinde mesela...
    küçücük gitmeler yapabilsek.

    ne mümkün.
    sabah 9, akşam 18
    sonra başka mecburiyetler
    sıkışıp kaldık.
    sırf yeme, içme, barınmanın bedeli
    bu kadar ağır olmamalı.

    hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
    bir ömür karşılığı, bir ömür yani.
    ne saçma...
    bahar mıdır bizi bu hale getiren?
    galiba.

    ben her bahar aşık olmam ama
    her bahar gitmek isterim.
    gittiğim olmadı hiç,
    ama olsun... istemek de güzel
    can yücel
    (maniaccat, 27.10.2006 14:56)
  6. shakespeare pezevengi bunu türkçe söylese böyle söylerdi, çeviri kadın gibidir ya serbest ve güzel ya sadık ve çirkin olur gibi özlü sözlerin sahibi. ingilterede bulunduğu dönemde türkiye üzerine yazılmış latince bir tableti bularak epeyce sansasyon yapan merhum şair, çevirmen. hasan ali yücelin de oğludur.
    (wat tyler, 11.11.2006 20:38)
  7. ayrıca baudelaire ve shakespeare çevirileri tadından yenmez kıvamdadır.
    (wat tyler, 11.11.2006 20:39)
  8. kendi sesinden şiirler adlı bir şiir dinletisi albümü çıkaran edebiyat dünyası için kendince kendini önemli biri sayan nev-i şahsına münasır bir zat-ı muhterem.

    kendisi okuyorsa bayılmıştır yukarıdaki salak cümlenin kurgusuna ondan öğrendim böyle yazmayı okuyanın hiç bir şey anlayamadığı cümleler kuruyorum artık sayesinde yakında ben de yazar olacağım.
    (geceler, 15.11.2006 07:50)
  9. "ne renk olursa kaşın gözün,karşındakinin gördüğüdür rengin.."
    (cathy, 20.11.2006 20:35)
  10. charles bukowski ile bir tuttugum hayat felsefesine hayran bırakan usta.
    (stranger, 21.12.2006 15:27)
  11. felsefe hocası, şair, yazar, köy enstitülerinin kurucusu hasan ali yücel'in oğludur. şairliğinin yanı sıra çevirmendir. kendine has şiir diliyle büyük bir yetenek.
    (terrarossa, 21.12.2006 17:29)
  12. şair ve çevirmen. özellikle shakespeare çevirileri okunmaya değer.

    vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
    değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez.
    değil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkini,
    değil mi ki yoksullar mutluluktan habersiz,
    değil mi ki ayaklar altında insan onuru,
    o kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış,
    ezilmiş, horgörülmüş el emeği, göz nuru,
    Ödlekler geçmiş başa, derken mertlik bozulmuş,
    değil mi ki korkudan dili bağlı sanatın,
    değil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene,
    doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın,
    değil mi ki kötüler kadı olmuş yemen e
    vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
    seni yalnız komak var, o koyuyor adama.
    w. shakespeare, çeviren: can yücel
    (ertan imt05, 21.12.2006 19:20)
  13. ingilizce çeviri bölümlerinde "vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni" mısrası ile adı dillendirilir.
    (panikatakitekaka, 21.12.2006 20:03)
  14. süleyman demirel e pezevenk deyip,demirelin mahkemeye vermesi üzerine mahkemede kelimenin anlamının yol gösterici olduğunu söylemiştir..
    (arbibarayev, 21.12.2006 20:05)
  15. kendisine memleketin hali sorulduğunda kendinden örnek veren yazar:
    "memleketin hali benim halim; fena kabız olmuşum, boğazıma kadar bok içindeyim."

    herkesin "bir yazdönümü gecesi rüyası" adıyla çevirdiği shakespeare oyununu "bahar noktası" olarak türkçe söyleyen gerçek çevirmen.
    (epikoglan, 07.01.2007 05:55)
  16. "kendi bahçende bir gül dalı bile olamazken
    benim bahçeme girip ağaçlık taslıyorsun!!..."

    eline sağlık can baba.
    (eraserhead, 12.01.2007 17:57)
  17. her sey sende gizli

    yerin seni çektiği kadar ağırsın,
    kanatların çırpındığı kadar hafif..
    kalbinin attığı kadar canlısın,
    gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
    sevdiklerin kadar iyisin,
    nefret ettiklerin kadar kötü..
    ne renk olursa olsun kaşın gözün,
    karşındakinin gördüğüdür rengin..
    yaşadıklarını kâr sayma:
    yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
    sevdiğin kadardır ömrün..
    gülebildiğin kadar mutlusun.
    Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
    sakın bitti sanma her şeyi,
    sevdiğin kadar sevileceksin.
    güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
    ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın.
    bir gün yalan söyleyeceksen eğer;
    bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
    ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret,
    ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın.
    unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın,
    güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
    kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
    ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
    kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
    işte budur hayat!
    işte budur yaşamak,
    bunu hatırladığın kadar yaşarsın
    bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
    ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
    Çiçek sulandığı kadar güzeldir,
    kuşlar ötebildiği kadar sevimli,
    bebek ağladığı kadar bebektir.
    ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin,
    bunu da öğren,

    sevdiğin kadar sevilirsin...
    (gvz, 12.01.2007 18:41)
  18. (°bkz: ovgu)
    (hzcihan, 29.01.2007 06:28)
  19. (°bkz: üsdat)
    (marlasinger, 29.01.2007 15:25)
  20. bu şehirde ölmek yeni bir şey değil elbet
    sanki yaşamak çok daha büyük bir marifet dizelerine sahip yüce şahsiyet.
    (my sweet shadow, 29.01.2007 18:54)
  21. (°bkz: bu memlekette göte göt denir)
    (floydian, 30.01.2007 00:50)
  22. can baba.
    (ankthepot, 11.02.2007 02:48)
  23. eski zamanlarda kendi kitaplarını kendi basarak sahaflarda ufak bir tezgahta satan sanatçı şair çevirmenlerin üstadı.
    (tugbastd, 01.03.2007 22:58)
  24. bir çok şiiri bestelenmiş usta.kalemi ve dili sivri , çeviri sanatını * da ehil bir şekilde yapan saygı duyarak , yolunun yolumuz olduğunu düşündüğüm üstad.
    (hayefin gobeli, 23.03.2007 22:14)
  25. adım: yücel. babam can yücel hayranı. ama ilk adım mehmet. babam yurtsever. soyadım mersin...
    can:yücel; tanım bu!
    "hıyar diyorum
    yoo ben turşuyum diyor.." kısa şiirini yazmış ve beni dokuz yaşımda etkilemiş kişi. şiirin başlığı da: hiyerarşi!!
    ben burada can yücel i tanımlama küstahlığında fazlaca bulunamayacağım, çünkü: 1970 de, psikoloji, sosyoloji, arkeoloji, antropoloji, hermeneutik(felsefenin felsefeyi tanımlayarak, yeniden felsefe üretmesine kapı açar), dilbilim, metinlerarasılık, kolaj uygulama(bu çok önemli!) gibi konularda üst düzey de kendini geliştirmiş ve akademisyenlerle kafa bulan halkı(eğitimsiz olsalar dahi) yeğ tutan dil sihirbazını anlatmak için sözlüğün çölünü aşmak gerekir. bir de çok sarhoşum ben, elimden tutan yok, toros arabayı bile motoru sağlam diye yeniden boyuyorlar... ben radikal hümanizmi aşıladım yıllarca(sırtımda taşıdım insanları) fakat çürüğe çıkarıldım.
    (aidoslu yucel, 23.03.2007 22:58)
del.icio.us a ekletechnorati ye ekleyinFurl a ekleSpurl e kaydet!Wong e kaydet!Yahoo ya kaydet!Google a kaydet!Facebook a kaydet!Asansör?
sayfalama: