üniversite okumaya hak kazandığınızda, kazandığınız bölüme çevreniz tarafından burun kıvrılmasıdır. özellikle mühendislik, doktorluk, avukatlık vb.. gibi mesleklerin dışındaki meslekleri bi halttan saymayan ebeveynler tarafından gösterilen durumdur. sen o bölümü istemiş misin kazayla mı kazanmışsın sormazlar bile. sen istediğin kadar idealist takıl zerre oralarında olmaz. bu tavrın en nazik biçimlerinden biri de şöyle gösterilir:
amca: ne oldu yeğenim sınavlar açıklandı.
sur duvari: süper amca ya ilk tercihimden girdim çok şükür.
kazandığın bölümden mezun olduktan sonra yapacağın işi senin bölümün dışında olan herkesin yaptığını farketmek.herkesin içinde bir yönetmen varmış meğerse.
teyzelerin, amcaların yükseköğretim programlarının içeriğinden bihaber olmaları sonucu oluşan durum. sayısalın nerdeyse en yüksek puanla alan bölümlerinden olan endüstri ürünleri tasarımına bile 2 yıllık bölüm muamelesi yapıp, "olsun o da iyidir, takma kafanı" muamelesi yapan amcalar tanıdım.
kazanan öğrencinin kazandığı yeri gördükten sonra hoplaya zıplaya ebeveynlerinin yanına gidip açıkladıktan sonra, ebeveynlerin yüz ifadelerinin değişmemesi. *
staj yaptığım yerde 'kütüphanecilik' okuyan bir kız vardı,o güne kadar duymamıştım öyle bir bölümün varlığını. hatta dalga geçiyor sanıp ben de dalga geçmiştim. sanırım kıza hissettirdiğim duygu bu olsa gerek. potun alasıydı hala kızın yüzünü unutamam. *
ee orayı bitirince ne olucan * sorusunun muhattabı kişinin uğradığı hezimetin nedeni.hele ki okunan bölüm zor olduğu halde bir halttan sayılmıyorsa sinir bozukluğu katmerlenir.
moleküler biyoloji ve gentik öğrencilerinin başına gelendir.çoğu ne olduğunu bilmez.bilenlerde ehuheheuh beni klonlasana esprisini yapar.ama bütün bunlar istisnasız olur.
"neyse ya olsun okul okuldur ya" gibi tepkilerle de karşılaşabilirsiniz.siz bir sene iki sene uğraşın iyi kötü bir yere girin ondan sonra da emekleriniz hiçe sayılsın. kolaysa sen girseydin.*