kazım koyuncu'nun viya albümünden bir parça "ben sadece ben sadece ben sadece ben olmak istiyorum"
bir de ek gelince kökün değiştiği 2 sözcükten biri... diğeri de sen dir... bene, sene yerine bana sana olur ( öss mağdurlarına kapak olsun)
ne olduğunu çözemediğim şey. nedir yani? "ben" nedir? "ben"i ne oluşturur? vücudum? beynim? aklım? ruhum? kimim ben? nereden geldim? nereye gideceğim? yok muyum yoksa? bir düşüncem, hayalim... iyelik eki kullanmak ne kadar saçma.
derinin rengini veren melanin maddesini yapan hücrelerden oluşurlar. benler sayıları kalıtsal olarak belirlenir, çocuklukta çıkmaya başlar ve ergenlik döneminde renkleri koyulaşıp çapları büyür. benlerin bir kısmı doğumsal olabilir. ancak sonradan ortaya çıkanlarda özellikle genetik yapıya ek olarak ultraviyolenin, yani güneşin etkisi çok büyük.
azı karar fazlası zaradır.
kurbanın insanlar albümünden , diğerleri gibi muhteşem bi' eserdir. sözleri ise zaten herşeyi anlatıyor..
bu yüzün arkasında saklıdır başka bir ben
doğruyu söylemeyen, her şeyden bıkmış bir ben
artık gülmüyorsam bir nedeni vardır
artık sevmiyorsam, bir nedeni vardır
artık duymuyorsam, ne beklersin ki benden
Çek git, kurtul vaktin varken
Çek git, kurtul "ben"den
bu yüzün arkasında saklıdır başka bir ben
derdini söylemeyen, kendini boğmuş bir ben
sözlerle yıpratılmış, ağlarken gülen bir ben
sessizce aldatılmış, zavallı, ezik bir ben
benden uzakta doğmuş, beni besleyen bir ben
yokluğumdan usanmış, beni özleyen bir ben
bazen başkası olmuş, ölüp dirilmiş bir ben
herkesi dostu bilen, herkesten kopuk bir ben*
ben
senden önce ölmek isterim.
gidenin arkasindan gelen
gideni bulacak mi zannediyorsun?
ben zannetmiyorum bunu.
iyisi mi, beni yaktirirsin,
odanda ocagin üstüne korsun
içinde bir kavanozun.
kavanoz camdan olsun,
seffaf, beyaz camdan olsun
ki içinde beni gorebilesin
fedakarligimi anliyorsun
vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan
senin yaninda kalabilmek için.
ve toz oluyorum
yasiyorum yaninda senin.
sonra, sen de ölünce
kavanozuma gelirsin.
ve orada beraber yasariz
külümün içinde külün
ta ki bir savruk gelin
yahut vefasiz bir torun
bizi ordan atana kadar...
ama biz
o zamana kadar
o kadar
karisacagiz
ki birbirimize,
atildigimiz çöplükte bile zerrelerimiz
yan yana düsecek.
topraga beraber dalacagiz.
ve bir gün yabani bir çiçek
bu toprak parçasndan nemlenip filizlenirse
sapinda muhakkak
iki çiçek açacak :
biri sen
biri de ben.
ben
daha ölümü düsünmüyorum.
ben daha bir çocuk doguracagim
hayat tasiyor içimden.
kayniyor kanim.
yasayacagim, ama , çok, pek çok,
ama sen de beraber.
ama ölüm de korkutmuyor beni.
yalniz pek sevimsiz buluyorum
bizim cenaze seklini.
ben ölünceye kadar da
bu düzelir herhalde.
hapisten çikmak ihtimalin var mi bugünlerde?
içimden bir sey :
belki diyor.
nazim hikmet ran
18 subat 1945
(ben senden önce ölmek isterim)