kendi kendine bağımsızlığınızı ilan ettiğiniz bir türküdür zevk ama bağımsızlık değildir. gül'ün gül olmadan önceki hali gibidir,bir goncadır ve erik olmamış çağla gibidir, kendisinden bir sonraki seviyeyi arayan kısaca enginliktir zevk. adı konulmuş uçamayan devekuşudur kimi zaman, çevresini saran arzulara başını gömerek cevap verir utanarak. evet, zevk tam bir bağımsızlık türküsüdür, bu şarkıyı söylerken onu yüreğinizle çağırmanız gerekir ama çağırırken kendinizden geçmemek elzemdir.bazıları sanki macellan gibi etrafında dönüyorlar zevkin sanki herşey oymuşçasına arıyorlar ve bu yolda yargılanıp azarlanıyorlar.bırakın ademoğullarını havvakızlarını arasınlar zevki ve bulsunlar,bulduklarında yalnızca zevki bulmayacaklardır.bir samanlıkta kayıp bir iğneyi bulmak durumunda olsa bile bir balarısı çalışkanlığı ile tüm samanların altına tek tek bakarak söz konusu iğneyi bulmaya çalışır ve her baktığında aslında iğnenin olmadığı bir yeri öğrenir.zevkler ruhun çalgısıdır ondan güzel nağmeler de bozuk seslerde çıkarmak çalana kalmış bir iştir. zevk bahçesinde hangileri güzeldir hangilerinin çirkin olduğunu ayırt etmek için arıya bakın,işine bakın,zevkin onun için çiçekten bal toplamak olduğunu öğreneceksiniz, ayrıca çiçeğin zevkinin de arıya bal vermek olduğunu göreceksiniz.bunlar birbirine gereksinim duyan ademoğlu ve havvakızıdır.yenilenen bir doluluğa sahip çiçeğin acaba bir gün tükenirsem diye korkulara kapılıp arıya kendinden vermemesi en giderilemeyecek boşluk değil de nedir?